Bulmak ve Kaybetmek
Yin ve yan aslında iki farklı kutuptur. Bir oluşumu kabul ediyorsak bunun zıttını da kabul etmiş oluyoruz. Siyahın varlığını kabul ediyorsan aslında beyazın olduğunu kabul ediyorsundur aynı şekilde mutsuz olduğumuzu, mutlu günlerimize bakarak dile getiririz.
Bir olgunun zıttı olduğu gibi "her şey kendi zıddını da içinde taşır". Ying-Yang işaretinin içindeki küçük karşıt renkli daireler ise aslında bunu anlatır. Her kutup kendi zıttını çok az da olsa içinde barındırır. Tıpkı; her sorunun çözümü, sevginin nefreti, savunmanın saldırıyı barındırması gibi. Tıpkı bulmak ve kaybetmek gibi...
Şuana kadar 3730 defa okundu.
İyiliğin Cezası
Bir adam çölde at üzerinde yoluna devam ediyordu. Böyle giderken az ilerde bir ateş alevi ortasında bir yılan gördü. Yılan ne kadar çabalasa da ateşin ortasından kurtulmayı başaramıyordu.
Adam düşündü. Yılan benim düşmanım olsa da ben yine de onu kurtaracağım. Atından indi. uzun bir çubuk aldı. Çubuğun ucuna bir torba bağladı. Ateşin ortasına uzattı. Yılan kıvrılarak torbanın içine girdi. Adam da torbayı ateşin ortasından çıkardı. Böylece yılanı kurtarmış oldu.
Yılan torbanın içinden çıkar çıkmaz adama dedi ki: Seni sokacağım. Adam dedi ki: Ama nasıl olur, ben seni ateşin ortasından kurtardım. Yılan dedi ki: Evet ama iyiliğin karşılığı kötülüktür. Bu yüzden ben seni sokacağım.
Adam yılana yalvardı. Dur yapma, iyiliğin karşılığının kötülük olup olmadığını çevremizdeki birisine soralım. eğer o da senin fikrindeyse o zaman beni sokabilirsin.
Yılan kabul etti. Etraflarına baktılar. Bir İnek gördüler. Bu ineğe soralım dediler. İneğin yanına gittiler . Ey inek dediler. Söyle bakalım. İyiliğin karşılığı kötülük mü?.
İnek, evet İyiliğin karşılığı kötülüktür diyerek anlatmaya başladı. Ben güzel bir yerde yaşıyordum. sahibimin ailesine her zaman bol süt veriyordum. Onlara bir de yavru verdim. Fakat zaman geçip te yaşlanınca beni kasaba verip kestirmek istedi. Ben de onun yanından kaçıp bu çöle geldim. Buralarda avare avare dolaşıyorum. Benim iyiliklerimin karşılığı bu olmamalıydı. Bu yüzden iyiliğin karşılığı kötülüktür. dedi.
Yılan adama dedi: Gördün mü inek de benim tarafımda . Bu yüzden seni sokup öldüreceğim.
Adam tekrar yalvardı. Dur ! bir kişiye daha soralım eğer o da iyiliğin karşılığı kötülüktür derse o zaman beni sokabilirsin dedi.
Etraflarına baktılar. Bir ağaç gördüler. şu ağaca soralım. Ağacın yanına gittiler ve ey ağaç söyle bakalım iyiliğin karşılığı kötülük müdür diye sordular.
Ağaç, evet iyiliğin karşılığı kötülüktür diye cevap verdi. Sonra devam etti. İnsanlar işlerinde çalışıp yorgun argın evlerine giderken arasıra gelip benim altımda gölgelenip dinlenirler. Fakat bazen de beni odun yapmak için daha yaşken keserler, bana balta vururlar. Bu yüzden iyiliğin karşılığı kötülüktür. dedi.
Yılan bunu duyunca , gördün mü ağaçta benim tarafımda. Hiç kurtuluşun yok. Seni sokup öldüreceğim. İyiliğin karşılığı kötülüktür dedi.
Adam son kez yalvardı. dur yapma. Son olarak birisine daha soralım. Eğer o da senin fikrindeyse o zaman beni sokabilirsin.
Yılan, tamam dedi. Fakat bu son. Ondan sonra seni sokacağım.
Etraflarına baktılar. Bir tane tilki gördüler. Tilkiye doğru gittiler. Ey tilki dediler. Söyle bakalım iyiliğin karşılığı kötülük müdür? Tilki bilindiği gibi kurnaz bir hayvan. Hemen durumu anladı, adamın zor durumda olduğunu görünce kendi kendine plan yaptı.
Tilki adama dedi: ey insan yılan doğru söylüyor. Elbette iyiliğin karşılığı kötülüktür. Bunu duyan yılan tilkinin de kendi tarafında olduğunu sanarak gururlanmaya başladı.
Tilki konuşmaya devam etti. Fakat ben konuyu tam anlamadım. olayı bana bir anlatır mısınız dedi. Adam anlatmaya başladı.
Bu yılan bir ateşin ortasında idi. Ben uzun bir çubuk aldım, ucuna da bir torba bağladım, ateşin ortasına uzattım. Yılan da torbanın içine girdi ve ben onu ateşin ortasından çıkardım.
Tilki gülerek konuşmaya başladı. Ey aptal insan, hiç bu kadar büyük bir yılan bu küçük torbaya sığar mı, böyle birşey olur mu dedi.
Yılan tilkinin sözleri karşısında göğsünü gerdi, iyice havaya girdi.
Tilki devam etti: Tekrar torbaya girsin de ben de bir göreyim. Bakalım bu kadar büyük bir yılan bu küçük torbaya nasıl girmiş.
Yılan kıvrılarak torbanın içine girdi.
Tilki hemen adama dönerek, ey insan; düşmanın kafese girdi. eğer çıkarsa seni sokup öldürecek. Onu yakalamışken affetme dedi.
Adam birden uyandı. hemen torbanın ucunu bağladı. Yılanı orada bulunan taşlara vurarak öldürdü.
Böylece insan iyiliğe elverişli olmayan düşmana iyilik yapmamayı, acımamayı öğrendi.
Şuana kadar 7641 defa okundu.
Facebook’ta Yüz Tanıma

Facebook'ta düne kadar sadece yüzlerin yeri tespit ediliyor ve bu kim diye sorulurken, bugün fotoğrafları yükledikten sonra dikkatimi yeni bir sayfa çekti. Bu sayfada yüklenilen fotoğraflardaki aynı kişileri gruplayarak toplu olarak etiketleme özelliği gelmiş. Anlaşılan facebook yüz bulma işleminden sonra yüz tanıma işlemine girişmiş. Yakın zamanda etiketleme olayı tamamen kalkar ve her yüklenen resimde otomatik olarak resmimizi tanırsa hiç şaşmayacağım. Ne diyelim, adamlar iyi çalışıyor.
Şuana kadar 4187 defa okundu.
Arabesk.Mode = On;
Facebook'ta gezinirken bir arkadaşın sayfasında Gokhan Turkmen - Dön şarkısını gördüm. Tabi şarkıyı hemen dinlemeye başladım. Açıkçası uzun süre olmuş şarkıyı dinlemeyeli. Açmış olduğumuz sitenin radyosunda her gün bu şarkı çalınır, üniversitedeyken bekar evimizde hep bu şarkıyı dinlerdik. Halen üniversiteden birçok arkadaşlarımız ile birlikte de olsak o günleri aramıyor değilim. Galiba insanlar doğası gereği ihtiyarladıkça duygusallaşıyorlar
Hazır konusu açılmışken üniversite de neredeyse her gün dinlediğimiz müziklerden bazılarının da ismini yazayım.
- Neslihan - Hiç Sevmedim
- Gökhan Turkmen - Dön
- Gökçe Kırgız - Kalbime Gömerim O Zaman
- Grup Koridor - Haketmedim seni
- Grup 84 - Ölürüm hasretinle
- Grup Koridor - Senin o gözlerin varya
- Grup Koridor - Bilmezdim
- İrem - Kölem ol
- İrem - Hayalet sevgilim
Şarkıları playlist olarak buradan dinleyebilirsiniz.
Şimdilik aklıma gelen bu kadar
Şuana kadar 2834 defa okundu.
İyi ki varsınız…
Dün doğum günümdü. Güneş dünyanın etrafında 26 kez dönmüş ve yine doğduğum zamanki yerine gelmiş. Bu sene ne yaptık şöyle bir bakıyorum da;
- Özellikle güzel insanlar ile tanıştım. Bunda en büyük etken aslında Ahmet Kakıcı oldu. Yazılımcılar buluşması ile güzel insanları bir arada toplamayı başardı. Bundan dolayı Ahmet'e başta olmak üzere, bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim. İyi ki varsınız.
- Birçok projelerde yer aldım. Projelerim ile Teknogirişim'e başvurdum ve desteklenmeye değer bulunan 8 9 yıllık bir projemi hayata geçirmek için uzun bir maratona girdim. Girişimcilik yolunda tam 1 yıl geçti üzerinden ve proje bitmek üzere. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nda gecesini gündüzüne katan ve bizler için devlet dairesinde sabahlayan tüm çalışanlara teşekkür ederim. Ayrıca söz girişimcilikten açılmışken, "Tescilli Girişimci" diye seslenen arkadaşa da buradan saygılar
- Bu yıl içerisinde belki stresten, belki de artık yaşın ilerlemesinden ilk beyazları görmeye başladım. Galiba artık büyüdük
- Salsa kursuna gittik, gördük ve yine iş sebebiyle ara vermek zorunda kaldık
- Yüksek Lisans'a başladım. Zaman zaman ödevlerden dolayı, Hamdi Kavak ve Volkan Salma ile sabahlara kadar çalıştık. Her zaman yardımcı olan bu iki arkadaşıma da teşekkür ederim.
- Bowling 9 pin turnuvasında birincilik aldık. Bir sonraki turnuvaya Hüseyin Cemil Doğan, Ali Tarak, Cem Kadir Şahin ve İsmail Ulus ile birlikte gittim. Birlikte gittiğimiz turnuvada alnımın teriyle sonuncu olmadan kurtuldum ve bundan sonraki turnuvalara tek başıma gitmem gerektiğini öğrendim
Bu tecrübeyi yaşatan arkadaşlarıma da saygılar
Şöyle bir bakınca, bu yıla ait iş stresi haricinde kötü bir anım yok. Ne güzel bir yıl geçirmişim arkadaşlarım ile. Ayrıca şunu da itiraf etmek isterim : şuana kadar doğum günlerimi ailem ve çok yakın akrabalarım haricinde birkaç arkadaşım kutlardı. Bu yıl ise doğum günümü kutlayanların sayısı bir hayli fazlaydı. Buradan bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim ve sizin de bana dediğiniz gibi:
İyi ki doğduğunuz ve iyi ki varsınız.
Şuana kadar 2949 defa okundu.