RaMaZaN :)

31May/100

Gemiyi batıran kaptan(!)

Batan bir gemi var ortada ve kendisini bu batan geminin kaptanı ilan eden bir genç.

Batan gemi İBYD, batıran kaptan ise Barış Ünver(!). Hiç gündeme gelmediği kadar bir haftadır İBYD gündemde. Ama yanlış bir şekilde. Bir taraftan yapılan bir yanlışlık ve yanlışlığı kabul etmeyen Barış Ünver, diğer taraftan ise birer birer istifa eden bir yönetim.

Şuana kadar benim bildiğim 3 kişi istifa etti; ilk istifa Tolga Özek'ten geldi. Devamında ise Yasin Yanardağ ve Mücahit Yılmaz istifa etti.

Ve ben bu yazıyı yazarken arkadaşlar; Hüseyin Mert, Hamdi Kavak ve Ömer Karapınar da yazılar yazmışlar. Barış Ünver'de istifa etmiş ama bana göre herkes istifa ettikten sonra dernekte tek başına kalması sonucu istifa etmesinin bana göre hiç bir anlamı yok! Kendini bitirdiğin gibi derneği de bitirdin.

Şuana kadar 5499 defa okundu.

30Mar/103

Ruhum kükredi

28 Mart 2010 tarihinde yapılan Galatasaray - Fenerbahçe maçına bir çok yorum yazıldı, çizildi. Kimisi tatlı sert, kimisi hayli komikti, kimisi ise bir o kadar saçmaydı. Hatta en çok güldüğüm geyikleri ise Hüseyin arkadaşımdan duydum.

- Fenerbahçe-Galatasaray maçlarına Galatasaray’ın galibiyetine oynayan ulvi!
- Selçuk’un topa vurduğu yerden kaleye taksi 3 lira yazar.

Hatta benim de gol hakkındaki cevabım Fenerbahçe'de o bal, Galatasaray'da da o mal olduğu sürece o topu Şükrü Saraç'tan vursanız Ali Samiyen'de gol olur dedim.

Futbol ve yapılan maçlar ile aslında hiç ilgilenmiyor gibi dururum. Çoğunlukla herkes beni Galatasaray'lı bilir ki doğru bilirler (bir zamanlar Galatasaray'dan başka bir şey görmezdi gözüm). Gel zaman git zaman milletin birbirini yemesini gördükçe başlarım böyle taraftara, başlarım böyle takımlara deyip takım tutmamaya karar verdim. Ama Galatasaray taraftarı olmamdan ötürü anti-fenerbahçeli olmam baki kaldı. Tabi takım tutmayı bırakınca millet Beşiktaşlı ol diyor Beşiktaşlıyım, Galatasaraylı ol diyor Galatasaraylıyım deyip gönüllerini yapıyordum. Taki bu güne kadar.

Her zaman maçları konuşuruz, güleriz, değerlendiririz. Ama bugün bir Fenerbahçeli ile konuşurken sinirden küplere binmeye başlayınca fark ettim de galiba içimdeki aslan halen ölmemiş. Her ne kadar takım tutmuyorum desem de bu akşam o fenerbahçeliye kükreyen ben değil ruhumda ki aslandı. Kendisine buradan kükremeye devam ediyorum. Pabucumun feneri :)

Şuana kadar 6319 defa okundu.

15Mar/100

9 Pin No Tap Bowling Turnuvası

15.03.2010 tarihinde ilk defa bowling turnuvasına katıldım. İlk bowling turnuvam olmasından dolayı biraz heyecanlandım tabi :) Ama birinci olmayı başardım. İlk bowling turnuvam da bu başarı beni sevindirmedi değil. Bowling'te ilerlemeye devam edeceğiz bakalım :)

Aşağıda bowling turnuvası sonuçları bulunmakta ve o güne ait küçük bir kare :)
Bilkent Rollhouse 9 pin No Tap 3. Turnuva

9 PIN NO TAP BOWLING TURNUVASI 3. HAFTA SONUÇLARI
NO ADI-SOYADI 1. OYUN 2. OYUN 3. OYUN TOPLAM
1 RAMAZAN ULUÇAY 193 236 195 624
2 HAYRULLAH AKYEL 184 245 191 620
3 BARIS UZ 235 128 226 589
4 ONUR ORTAC 220 190 171 581
5 SAFA ANTALYALI 177 166 230 573
6 ALP HITIT 196 174 199 569
7 EFE SEN 177 188 200 565
8 BURAK KILINC 207 158 181 546
9 CAN EMRE OZER 180 161 194 535
10 TOLGA ONAL 161 212 145 518
11 JOE 135 154 223 512
12 AHMET AKSAHIN 148 157 187 492
13 EREN UYSAL 166 151 168 485
14 SERCAN VARLI 155 160 167 482
15 KANAT AKAR 179 144 144 467
16 SELCUK AKMAN 199 137 123 459
17 AHMET YUKSEKER 170 133 149 445
18 TAYLAN OZGUR 134 155 162 451
19 BERK KARAYEL 111 200 140 451
20 SINAN OZBILEN 154 200 168 449
21 EMRE MORGUL 123 133 193 449
22 CAN KIRAZ 98 144 206 448
23 SAMET OZGUN 143 129 164 436
24 BASAK AK 149 164 117 430
25 EREN SAHIN 146 131 145 429
26 ALPARSLAN OZDEMIR 131 120 171 422
27 NAZ TEMUCIN 155 113 145 413
28 BATUHAN CELIK 192 97 123 412
29 KAAN CAN ILBAY 122 137 153 412
30 TUFAN ZAIM 141 116 153 410
31 MURAT DINC 110 157 140 407
32 CIHAN DORUK 130 145 129 404
33 OGULCAN CEVIZOGLU 118 98 181 397
34 ONUR UNSAL 157 114 107 378
35 ISIL ENSARI 125 129 112 366
36 CIHAN ZIYANAK 137 131 88 356
37 ALPEREN YIGIT 115 115 124 354
38 BAVER ATIK 97 109 136 342
39 ERDEM GUZEL 111 120 92 323
40 BILGEHAN AKALAN 115 126 67 308
41 KAMIL BOYNUEGRI 126 61 114 301
42 ALPHAN GUVEN 84 115 55 262

Şuana kadar 1877 defa okundu.

Etiketler: Yorum yok
15Mar/101

Hem kırıcı hem kırılgan

Kırmak ya da kırılmak güzel bir şey aslında. Her ne kadar o an öyle hissetmesek de. Bir süre sonra pişman olsak da. Ki o an kendimizi savunuyoruz belki de bilinçsiz olarak. Kırılan insan intikam almayı düşünmez aslında ama kırıldığı için bilinci ya da kalbi ya da hangi merci bilemiyorum, savunmaya geçer, kendini ezdirmek istemez. Bundandır zaten yaşanan tatsızlıklar.

Peki bunun nesi güzel;
İnsan değer verdiği kişiye kırılır. Kırmak, kırılmak sonuçta iki tarafta kırılmış oluyor. Biri bana kırıldığında üzülürüm, kötü olurum evet ama bir taraftan da düşününce, bana kırılacak veya benim kırılacağım kaç insan var ki? "Kötü gün yaşanmazsa iyi günlerin kıymeti bilinmez." Her insan kırılabilir ve kırabilir. Yeter ki geri döndüğünde tekrar o kişi(ler) ile kaldığı yerden muhabbetine devam edebilsin.

Bu yazıyı yazan kırdığım ve kırıldığım arkadaşa teşekkür ederim.

Şuana kadar 1492 defa okundu.

Kategori: Konu Dışı 1 yorum
16Şub/100

Ünlü Kahin Öldü!

İçi sıkılıyordu. Anlayamadığı bir duygu içini burkuyordu. En iyisi ona gitmekti. O yardımcı olabilirdi. Telefon açtı kâhine. Kahin ; "imkansız, tam çıkmak üzereydim."  dedi. "lütfen" dedi kadın, O'nun kendisini kıramayacağını düşünerek. Zira , Çok zengindi kadın, ülkenin en zenginlerinden. Doğaüstü güçlere inanırdı ve kahinin müdavimlerindendi. Tabi ki kahin böyle iyi birmüşterisini kıramamıştı.  Karşılıklı oturuyorlardı. Önlerindeki suya baktı kahin, kaşları çatıldı, gözbebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona baktı "çok üzgünüm" dedi,durakladı, belli ki söylemek istemiyordu. "ne?" dedi kadın ısrarla ve kahin söyledi : 'suda yarını göremiyorum..." yıkılmıştı kadın. Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı. Yarın olmadığına göre bu gece ölecekti. Ne yapmalıydı? Evine gitti, vasiyetini yazdı, biraz tv izledi uykusu gelmişti. Son gecesiydi ve ne yapacağını bilmiyordu. En iyisi uyumaktı. Böylece ölürken hiç bir şey hissetmezdi. Yatağına uzandı, gözlerini kapattı ve derin bir uykuya daldı. Uyandığında güneş yeni doğmuştu, kuş sesleri geliyordu. " cennette miyim?" diye düşündü. Her şey gece bıraktığı gibiydi. Kalktı,sabahlığını giydi, salona indi, her şey normal gözüküyordu kahin bu kez yanılmış mıydı acaba?
Masanın üstündeki gazeteye gözü ilişti. Manşette şöyleyazıyordu : "ünlü kahin öldü !!!".

Hayatı başkalarına göre planlayıp yaşayan, başkasının hayatını kendi kararlarıyla yönlendirmeye çalışanlar ve kendi kararlarıyla yaşamak yerine başkasının kararları ile yaşamayı seçenler için bu hikaye.

Şuana kadar 3827 defa okundu.

Etiketler: Yorum yok